Vatanseverliği
Vatan sevgisi Atatürk'ün en önemli özelliğidir. Millet
sevgisinin ayrılmaz bir parçası olan vatan sevgisi, onun fedakarlıklarla
dolu hayatının her döneminde, hayranlıkla söz edilecek hatıralarla doludur.
Herşeyi göze alarak Milli Mücadele'ye girişmesi, ondaki vatan ve millet
sevgisinin üstünlüğünü ve fedakarlığını açıkça göstermektedir.
Vatan savunmasını her şeyden önemli gören Atatürk'e Kurtuluş
Savaşı'nı kazandıran da bu eşsiz vatan sevgisi ve milletine olan büyük
güveni olmuştur. Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri, düşmanların
mel'un ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.
sözleri ve inancı, Milli Mücadele'de kendisine ve milletine rehber olan
onu başarıya ulaştıran temel düşünce olmuştur. Vatanı için her türlü
zorluğa katlanan Atatürk, hayatının en zor günlerinde kendisini eritip
bitiren hastalığıyla mücadele ederken bile vatanını ihmal etmemiş, Hatay'ın
Türkiye'ye katılması için gayretlerini sürdürmüştür.
Vatanı ve milleti için yaptığı hizmetleri asla yeterli
görmeyen bir ruh yüceliğine sahip olan Atatürk, hayatı boyunca yurdunu,
dünyanın en gelişmiş ve en çağdaş memleketleri düzeyine çıkarmak için
mücadele etmiştir. ''Bu vatan çocuklarımız ve torunlarımız için cennet
yapılmaya layıktır.'' sözleriyle vatana olan sevgisini açıkça ortaya
koymuştur.
Onun vatan sevgisini gösteren önemli olaylardan birisi
İngiltere Kralı Edward (Edvırd)'ın Türkiye ziyareti sırasında yaşanmıştır.
İngiltere Kralı Edward İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora
binerek, Dolmabahçe Sarayı'na gelmişti. Deniz dalgalı olduğu için kralın
bindiği motor dalgalar nedeniyle inip çıkıyordu. Kral rıhtıma çıkmak
istediği bir sırada eli yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk de
kralı rıhtımdan almak üzere kıyıdaydı. Kral elini silmek isteyince,
Atatürk; ''Vatanımın toprağı temizdir; elimi ve elinizi kirletmez!''
diyerek elinden tutup kralı rıhtıma çıkardı. Bu örnek, Atatürk'ün vatanseverliliğini
açıkça göstermektedir.
Atatürk yaptığı herşeyi Türk milletine dayanarak, Türk
milletine güvenerek ve bu milletin büyüklüğüne inanarak yapmıştır. Onun
vatanseverliği aslında milliyetçiliği ile iç içedir ve büyük bir milliyetçidir.
Türk milletine aşıktır, ona saygı ve sevgi ile yürekten bağlıdır. Bunun
için de en gelişmiş milletlerin seviyesine ulaşmayı, hatta bu seviyeyi
aşmayı Türk milletine hedef olarak seçmiştir. Türk gençliğine düşen
görev de bu yolda çalışmaktır.